27 Eylül 2009 Pazar

Molla Krekar yine hapiste

Ensar El İslam'ın ruhani lideri Molla Krekar Norveç'te tutuklandı. Evinden alınarak bir karakola götürülen Molla Krekar'ın, Kuzey
Irak'ta 2000-2001 yıllarında siyasi hasımlarını öldürmeyi planlamakla suçlandığı kaydedildi. Krekar, daha önce terörizm suçlamasıyla yargılanmış, ancak aleyhinde kanıt bulunmadığı için beraat etmişti. Norveç, gerçek adı Naim El Din Faraj Ahmed olan Molla Krekar'ın Ürdün'de yargılanması için gelen iade talebini reddetmişti. Hollanda'da eylülde yakalanan Krekar, dört ay cezaevinde kalmıştı.

İsrail dört genci öldürdü

İsrail ordusu işgal altındaki topraklarda dün dört Filistinli genci öldürdü. Batı Şeria'nın Nablus kentinde İsrail güçlerini taş atarak protesto eden 15, 19 ve 26 yaşlarındaki Emcet el Masri, Ravi Şuman, Emir Arafat adlı üç genç keskin nişancılarının kurşunlarıyla can verdi. Üç Filistinli'nin Gazze Şeridi'ndeki cenazesine katılan Muhammed el Masri adlı 17 yaşındaki bir başka genç de kuzeninin tabutunun taşınmasına yardım
ederken İsrail güçlerinin açtığı ateş sonucu başından vuruldu. Bitkisel hayata giren genç hayatını yitirdi.

KKTC'de hükümet krizi polemik yarattı

UBP, geniş tabanlı hükümet kurmaya çalışan CTP'ye zorluk çıkarırken, Talat Denktaş ile ağır sözler içeren bir polemiğe tutuştu.

KKTC'de Cumhuriyetçi Türk Partisi'nin (CTP) geniş tabanlı hükümet kurma çabaları sonuç vermezken, parti lideri Mehmet Ali Talat ile Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş arasında yeni polemik patlak verdi. Talat, hükümetin kurulamamasından Denktaş'ı sorumlu tutarak 'yıkıcı bir politika izlemekle' suçlarken, KKTC liderinin yanıtı, "Talat başbakan olmaya hazırsa, kendini Denktaş fobisi ve kompleksinden kurtarsın" oldu.
CTP'nin ardından 14 Aralık seçimlerinden ikinci parti çıkan Ulusal Birlik Partisi (UBP) Talat'ın koalisyon önerisine, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın çözüm planını irdeleyen sorularla dolu bir mektupla yanıt verdi.
'Aralık 2002 Kopenhag zirvesi sonuç bildirisi ve 16 Nisan 2003'te 'Kıbrıs Cumhuriyeti' sıfatıyla Rum Yönetimi'nin AB katılım anlaşmasını imzalaması ışığında, eşit egemen devlet statüsü, garanti sistemi, global mal mülk takası/tazminatı, harita, Türk-Yunan dengesi' ana başlıklarında, sekiz sayfalık mektup CTP'ye iletildi. UBP lideri Derviş Eroğlu, Annan Planı'nı bütün olarak kabul etmeyeceklerini kaydederken, koalisyona dair kararlarını CTP'nin yanıtına göre vereceklerini duyurdu.
Talat ise sordukları sorularla, aldıkları mektup arasında ilgi bulunmadığını söylerken, "Biz CTP başkanlığında bir hükümette yer alma, Annan Planı zemininde 1 Mayıs 2004'e dek çözüm ve görüşmecilik konularında görüşlerini istemiştik" dedi. Dün toplanıp UBP'nin mektubunu değerlendiren CTP Merkez Yürütme Kurulu ise UBP'ye pazartesiye kadar süre tanınması kararı aldı.


'Kıbrıs Türkü'nün talihsizliği'

Talat, "Denktaş, yıkıcılığına devam ediyor. Hükümet kurma çalışmaları sürerken, halkın kendisine çok güzel cevaplar verdiği bölgelerde muhtarları toplayıp, halkın iradesini başka türlü yorumlamaya çalışıyor. Yıkıcılığını, Türkiye üzerinden Türkiye'ye yönelik sürdürüyor" dedi. Denktaş'ın, Lefkoşa Belediye Başkanı Kutlay Erk'i, son günlerdeki elektrik kesintilerinden kendisini sorumlu tuttuğu için makamına çağırıp tepki göstermesini de eleştiren Talat, "Denktaş 'Benden sonra tufan' mantığıyla her şeyi yakıp yıkmaya devam ediyor. Belki bu Kıbrıs Türkü'nün talihsizliğidir, Türkiye'nin talihsizliğidir. Türkiye, Annan Planı zemininde ciddiyetle Kıbrıs sorununu çözme hazırlığı içindeyken, Türkiye'nin kuyusunu kazmaya çalışan bir Kıbrıs Türk Cumhurbaşkanı sanıyorum ki büyük bir talihsizliktir" diye konuştu.


Denktaş'tan yanıt

Denktaş, Talat'a, "Başbakan olmaya hazırsa, önce kendini Denktaş fobisi ve kompleksinden kurtarması gerek" sözleriyle yanıt verdi. Talat'ı, anayasal kurallar ve demokratik teamülleri dikkate alıp görevlendirdiğini söyleyen KKTC lideri, "Benim Türkiye sevgimi değerlendirecek kişi sayın Talat değildir. Yaptığı açıklamalarla büyük ayıp etmiştir. Kendisine artık yanıt vermeyeceğim" dedi. "Rauf Denktaş, anavatanım diye bağrına bastığı, sevdiği ve taptığı Türkiye'nin kuyusunu kazmayacak, bunu yapanların karşısında dikilecek" diyen Denktaş, CTP liderini akılcı davranmaya davet etti.

Rum Yönetimi Bush'a tepkili

ABD Başkanı George W. Bush'un Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis ve Başbakan Tayyip Erdoğan'a mektup göndererek, 'Kıbrıs müzakerelerinin, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın çözüm planı uyarınca derhal başlamasını istemesi Rum Yönetimi'ni rahatsız etti. Simitis'in yanıt mektubunu, Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos'la görüştükten sonra Bush'a gönderdiği kaydedilirken, Kıbrıs Rum basını, Rum tarafında 'endişe ve tepkinin' hâkim olduğunu yazdı. Rum gazetelerine göre Rum yönetimi, Bush'un mektubunun hem üslubundan hem de özünden rahatsız. Rum Meclis Başkanı Dimitris Hristofyas, Bush'un Simitis'ten duruma müdahale etmesini istemesini 'Çok kaba' diye nitelerken, Rum siyasiler de ABD'nin baskılarını 'Ankara'ya yöneltmesi gerektiğini' savundu. Politis gazetesi, Rum Ulusal Konseyi'nin, Annan'ın müzakerelerin yeniden başlaması için ortaya koyduğu şartların kabul edilip edilmeyeceğini kararlaştırmak üzere pazartesi toplanacağını duyurdu. Gazeteler Rum Yönetimi'ni asıl meşgul eden konunun Annan'ın müzakereleri yeniden başlatma şartları olduğuna dikkat çekti. Bu şartların, 'referanduma gidilmesi, yalnız karşılıklı uzlaşılması halinde planda değişiklik yapılması ve boşlukların Annan tarafından doldurulacağının teyidi'. Papadopulos, Annan Planı'ndaki boşluklar tamamlanmadan referandum teyidinde bulunmak istemiyor.

Gürcistan'da çifte seçim

Gürcistan'da Şevardnadze'nin kansız bir darbeyle devrilmesinin ardından çifte seçim düzenleniyor. Halkın hem devlet başkanı, hem de parlamentoyu belirleyeceği seçimlerin finansörü ABD yönetimi.

Gürcistan halkı, Eduard Şevardnadze'yi koltuğundan indiren 'kadife devrim'le yolu açılan kritik seçimler için bugün sandığa gidiyor. Gürcistan'a stratejik ve askeri yatırımlar yapan ABD'nin, en az dağılan Sovyetler Birliği'nden devreden çıkarlarının peşinde koşan Rusya kadar yakından izlediği seçimler, Gürcü halkı açısından demokrasi ve kader sınavı özelliği taşıyor. 2 Kasım'daki parlamento seçimleri, seçmenlerin önemli bir kısmının isimleri listelerde yer almaması yüzünden muhalefetin üç hafta süren isyanı ve Şevardnadze'nin istifasına neden olmuş, ardından Yüksek Seçim Kurulu tarafından iptal edilmişti. Parlamento, hem devlet başkanlığı hem de genel seçimin 4 Ocak'ta yapılmasına karar vermişti.


Saakaşvili en gözde aday

Devlet başkanlığı için altı aday yarışacak olsa da 'kadife devrim'in lideri 36 yaşındaki ABD'den hukuk eğitimli Ulusal Hareket Bloku'nun lideri Mihail Saakaşvili, koltuğa en yakın isim. Saakaşvili'ye karşı Roin Liperteliani (David-Straitil Bloku), Kartlos Garibaşvili (Genç Avukatlar Bloku), Zurap Keleksaşvili (Medzeleveli Bloku), Zaza Siharulidze (Sakatlar Birliği-Sivil Toplum Örgütü) ve Teymur Şaşiaşvili yarışıyor. Demokratik ve adil seçimde kararlı olduklarını belirten Saakaşvili'yi korkutan şey ise halkın ilgisizliği. Saakaşvili, bu durumda sonuçların geçersiz sayılacağı ve ülkenin kaosa sürükleneceğinden endişe ederek seçmeni sandık başına davet etti.


Kütükler yenilendi

TBMM'den bir heyet dahil çok sayıda uluslararası gözlemcinin izlediği seçimler öncesinde seçmen listeleri silbaştan yeniden hazırlandı. Yeni listeye göre oy kullanacak seçmen sayısı 1 milyon 739 bin 324. Seçmenler oylarını 85 seçim bölgesinde, 2824 sandıkta kullanacak. Daha önce seçimi boykot eden ancak geri adım atan Acarya Özerk Cumhuriyeti'nde de seçim yapılıyor. Ancak Acarya lideri Aslan Abaşidze'nin partisi Yeniden Diriliş seçime katılmıyor. Gürcistan İşçi Partisi ise, seçimi boykot ediyor. İlk sonuçların gece açıklanması beklense de kesin sonuçlar 7 Ocak'ta ilan edilecek. Seçimin geçerli sayılabilmesi için en az yüzde 50 katılım gerekiyor. Seçim, özellikle 2.7 milyar dolarlık Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattının geleceği açısından önemli. Türkiye ile birlikte Gürcistan'daki askeri üsleri onararak Kafkasya'daki askeri varlığına zemin hazırlayan ABD, hem BTC gibi projeleri hem de bölgedeki stratejik planlarını riske atmamak için seçimi finanse ediyor. Ülkedeki askeri üslerini kısa vadede boşaltmak istemeyen Rusya da, Batı yanlısı Saakaşvili'nin görünen zaferinden endişeli.

Federasyona Şiiler de karşı

Irak'ta Şiiler, Kürtlerin federasyon planlarına karşı seslerini yükseltti. Irak İslam Devrimi Yüksek Konseyi temsilcilerinden Sadr el-Din el-Kabancı, Necef'teki cuma hutbesinde, Kürtlerin 'dar görüşlü milliyetçi bir bakış açısı yerine, olayları Irak ortak bakış açısıyla düşünmeleri gerektiğini' dile getirdi. El-Kabancı, kendileri için önceliğin işgal güçlerinin Irak'ı terk etmesi olduğunu, Kürtlerin de bu konuya ağırlık vermesi gerektiğini belirterek, "Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması için çalışılmalı. Eğer Irak'ın bütünlüğünü sağlayacaksa azınlık haklarından söz edilmesi kabul edilebilir" dedi. Önde gelen bir diğer Şii lider Muktada Sadr'dan da Kürtlerin federasyon planlarına eleştiri geldi. ABD'nin Irak'ın bir bütün olduğunu unuttuğunu belirten Muktada Sadr, güney ya da kuzey fark etmeksizin bu ülkede yaşayan herkesin Iraklı olduğunu hatırlatarak, "Arap da, Kürt de Irak vatandaşıdır" diye konuştu.

Paris'e göz kırpan Ezher şeyhine öfke

İslam dünyasının önde gelen eğitim kurumlarından El Ezher Üniversitesi'nin şeyhi Muhammed Seyyit Tantavi'nin, Fransa'daki başörtüsü yasağına destek çıkması İslam âleminde tartışma yarattı. Tantavi, yasağın gerekçelerini anlatmak için 31 Aralık'ta Mısır'ın başkenti Kahire'ye giden Fransa İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy'yi kabulünde, "Bir Müslüman olarak Müslüman olmayanların benim işlerime karışmasına izin vermiyorsam, Müslüman olmayanların işlerine karışma hakkını da kendimde görmüyorum. Şayet bir Müslüman kadın, Fransa gibi Müslüman olmayan bir ülkede yaşıyorsa, hükümetinin başörtüsüne yasak koyması onun hakkıdır" demişti. Bu sözlerden memnun kalan Sarkozy, "El Ezher şeyhine laik ve Müslüman olmayan ülkelerde hukuka saygı göstermenin görev olduğunu vurguladığı için teşekkür ederim" yanıtını vermişti.
Fransa'da kiliselerin karşı çıktığı, sivil toplum örgütlerinin insan hakları ve hoşgörü çerçevesinde tartıştığı bir konuda Tantavi'nin bu savunusu öncelikle kendi ülkesini karıştırdı. Parlamentoda 16 sandalye ile temsil edilen Müslüman Kardeşler, Tantavi'yi İslam'ın temel ilkelerini çiğnemekle suçladı. Müslüman Kardeşler'den yapılan açıklamada, "El Ezher şeyhinin yaptığı yorum, İslam ulusunun çocuklarını yaralamıştır" denildi.


Mübarek savundu

Tantavi'ye sahip çıkmak Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'e düştü. Mübarek, "Bu Fransa'nın meselesi ve Mısır buna karışamaz" yorumunu getirdi. Katar'da önde gelen din bilginlerinden Şeyh Yusuf el-Kardavi,
İslami örtünün sembol olmadığını savunarak, "Bu dini bir görevdir, namaz ve oruç gibi vazgeçilmezdir" derken, Lübnanlı Şii lider Muhammed Hüseyin Fadlallah, "El Ezher şeyhi hem İslam'a hem de Müslümanlara zarar vermiştir" diyerek Tantavi'den özür talep etti.
Fransa'da başörtüsü dahil dini sembolleri yasaklayacak yasa taslağı hazırlanırken, özellikle kiliseler ve sivil toplum örgütleri yasağın 5 milyon Müslüman nüfus barındıran ülkede toplumsal uzlaşmayı sağlamayacağı uyarısında bulunuyor. (bbc, afp)

Kızıldeniz'e çakıldı

Fransız turistlerin, yılbaşı tatilini geçirdikleri Mısır'dan Paris'e dönmek için bindikleri uçak Kızıldeniz'e düştü. Kazada 148 kişi öldü.

2004'e uluslararası çapta terör alarmıyla giren dünya art arda gelen uçak kazalarıyla sarsılıyor. Noel'de Benin'in başkenti Cotonou'dan kalkan Lübnan Havayolları'na ait uçağın 130 yolcusuyla Atlantik Okyanusu'na düşmesinin ardından dün bir başka kaza haberi Mısır'dan geldi. Mısır'ın turistik beldesi Şarm el Şeyh'ten Fransa'nın başkenti Paris'e gitmek üzere havalanan Boeing 737 tipi yolcu uçağı kalkıştan hemen sonra 141 yolcusu ve 7 kişilik mürettebatıyla Kızıldeniz'e çakıldı. Yılbaşı tatilinden dönen 134 Fransız turist, bir Faslı ve altısı mürettebattan oluşan 13 Mısırlıyı taşıyan uçaktan kurtulan olmadı.
Mısır Sivil Havacılık Bakanlığı, Britanya ve Fransa'dan ABD istikametli uçak seferlerinin terör alarmı nedeniyle iptal edildiği sırada gerçekleşen kazanın terör saldırısı olduğuna dair işaret bulunmadığını açıkladı. Şarm el Şeyh Havaalanı'ndan Paris'teki Charles de Gaulle Havaalanı'na gitmesi planlanan uçağın kalkıştan hemen sonra düşmesine gerekçe olarak teknik arıza gösterildi.
Yetkililer Kahire'de yakıt ikmali yapması planlanan uçağın kalkıştan kısa süre sonra radarlardan kaybolduğunu belirtti. Alarma geçen kurtarma ekipleri enkazdan bir parçayı Şarm el Şeyh'ten 15 km. kadar uzaklıkta Sina Yarımadası ile Suudi Arabistan arasındaki Tiran geçidinde denizde buldu. Beş saatlik arama kurtarma çalışmalarının ardından denizden yalnızca bir cesedin çıkarılabildiği duyuruldu. Uçağın düştüğü bölgede deniz dibi derinliğinin 1000 metreyi bulduğu belirtiliyor.
Fransız Ulaştırma Bakanı Dominique Busserau da uçağın kalkış sırasındaki teknik arıza nedeniyle düştüğünü açıkladı.
Yakınları için Charles de Gaulle (CDG) havalanında bekleyenlerle görüşen Bakan Busserau, "Kalkışta bir sorun çıkmış. Uçak dönmeye çalışırken Şarm el Şeyh kıyıları yakınında Sheraton Oteli'nin bulunduğu bir adanın çevresinde düşmüş" dedi. Fransız hükümeti CDG Havaalanı'nın yakınlarında bir otelde kriz masası kurdu. Kazanın ardından "Bu elim trajedi haberiyle şoke oldum" açıklaması yapan Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'i telefonla arayıp ayrıntılı bilgi aldığı açıklandı. İki ülkeye uluslararası başsağlığı mesajları yağdı. Bu arada Britanya hükümet sözcüsü halen Şarm el Şeyh'te yılbaşı tatili yapan Britanya Başbakanı Tony Blair'in hayatta olduğuna dair açıklama yayımladı.

Dünyada hava trafiği felç oluyor

Yeni yıla terör alarmında giren ABD'nin Los Angeles ve Washigton'a yönelik birçok uluslararası uçak seferini iptal ettirmesi hava ulaşımını felce uğratıyor.
24 Aralık'tan beri Britanya, Fransa ve Meksika'dan iki kente yönelik ertelenen seferlerin sayısı dokuzu bulurken, Britanya seyahat acenteleri güvenlik gerekçesiyle son dakika iptalleri ve gecikmelerin rutin hale gelebileceği uyarısında bulundu. Son olarak British Airways'ın (BA) Londra-Riyad arasındaki iki seferi iptal edildi. Air France ise önceki günkü New York-Paris seferinin Kanada'ya yönlendirildiğini, bunda sahipsiz bir bagajın etkili olduğunu duyurdu. Ancak yapılan aramada tehlikeli bir durum görülmediği kaydedildi. Geçen hafta Air France'ın bazı uçaklarına Amerikan F-16'larının eşlik ettiği de doğrulandı. Bush yönetimi 'ciddi terör tehdidi var' dese de net bir tehlikenin ortaya konmaması farklı iddiaları getirdi. ABC televizyonuna konuşan Britanyalı istihbarat uzmanı Paul Beaver, Londra-Washinton seferlerinin Kaide'nin 11 Eylül tipi eylem yapacağı duyumu üzerine iptal edildiğini öne sürdü.

Sezer'den MTV'ye onay

Motorlu taşıt vergisinde (MTV) motor hacmi ve yaş esasına geçişi öngören ve bazı vergi yasalarında değişiklik yapan yasa, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından onaylandı. Yasaya göre, motorlu taşıt vergileri 1-3 yaş arasındaki bin 300 cc'nin altındaki araçlarda, 250 milyon, bin 300-bin 600 cc'nin altındakilerde 400 milyon lira olarak uygulanacak. En düşük, MTV miktarı 30 milyon, en yüksek MTV ise 9 milyar lira oldu. Vergi tutarlarının kasko değerini yüzde 6 aşması halinde bir alt gruptaki vergi oranları uygulanması Bakanlar Kurulu'nun yetkisine bırakıldı.
2003 yılında uygulanan ve Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen ek motorlu taşıtlar vergisinin 2004 yılında ödenecek MTV'den mahsubu ve otomobilini satanlara da iadesini öngören düzenlemeler de yasada yer aldı. Yasa ile özel işlem ve özel iletişim vergileri kalıcı hale getirildi. Yasaya göre, gelir vergisi mükellefleri bazı harcamalarını gider olarak yazabilecekler. Yasa, 2004 yılı kurumlar vergisi oranını da yüzde 33'e yükseltti. Çöp vergisi ise yeni yılda su faturalarına metreküp başına 100 bin lira ilave ile tahsil edilecek.


İşlemler bekledi

Motorlu taşıt vergi daireleri dün ikinci el taşıt alım-satım işlemleri yapamadı. Meclis'in 25 Aralık'ta Cumhurbaşkanlığı'na gönderdiği yasanın birçok maddesi 1 Ocak'ta yürürlüğe girecekti. Ancak, sıkışık bir takvimde Köşk'e sunulan yasanın onaylanması da gecikmiş oldu.